Günlük diş bakımı nasıl olmalı? Neler dikkat etmeliyiz?
Her şeyden önce dişlerimizin vücudumuzun ayrılmaz ve küçümsenmeyecek kadar önemli bir organı olduğunun bilincine varılarak gerekli bakım yapılmalıdır. Bunun için özellikle küçük yaştan itibaren düzenli diş hekimliği kontrolü ve diş fırçalama alışkanlığı kazanılmalıdır. Çürük oluşmaması için asitli ve şekerli yiyecek ve içeceklerden uzak durup en az bir kere, ideali iki kere dişlerimizi iki dakika fırçalayıp ara yüz temizliğinin diş ipi, kürdan veya özel fırçalarla (ragers) yapılması gerekmektedir.
Asitli yiyecek ve içeceklerden en az iki saat sonra dişlerimizi fırçalamalıyız. Çok sık olarak asitli yiyecek ve içecekler tüketilmemelidir.
Çocukların motorik sistemleri yeterince gelişmediği için ebeveynlerin en az 8/9 yaşına kadar çocuklar fırçaladıktan sonra tekrar iyi bir şekilde fırçalamaları gerekmektedir.
Diş fırçamız ve macunumuz için vereceğiniz öneriler nelerdir?
Söyleyeceğim şeylerin yanlış anlaşılmasına istemem. Diş temizliğindeki amaç mekanik olarak diş plağı denilen fırçaladıktan 10 veya 20 dakika sonra otomatikman oluşan tabakayı kaldırmaktır. Bunun için yüz yıllar önce misvak ve benzeri şeyler kullanılmış şimdi ise elimizde çok modern elektrikli fırçalar mevcuttur.
Diş macunun esas görevi ise içindeki mikro aşındırıcı tozlar sayesinde plak temizliğine yardımcı olmaktır. Benim tavsiyem her türlü diş ve diş eti hastalığına sebep olan diş plağının kullanacağımız her türlü fırça ve macunla tamamen temizlenmesidir. Bunun için binlerce fırça ve macun piyasada var. Yani dişlerinizi temizleyin de nasıl isterseniz öyle temizleyin.
Rotterdam’da 103 ulustan insan yaşıyor. Tahmin ediyorum hastalarınız içerisinde Türk kökenli olanlar fazlalıkta. Ülkemiz insanlarının ağız sağlığına verdiği önemi diğer uluslara göre kıyaslayabilir misiniz?
Hastalarımın yüzde 60-70'i Türk vatandaşı diyebilirim. Beni sevindiren en önemli olay hastalarımın çoğunluğunda düzenli olarak kontrole gelme alışkanlığının olması. Ama genel olarak bakıldığında günlük ideal diş temizliği alışkanlığı maalesef Hollandalılara göre çok düşük. Mesleğe başladığım ilk yıllarda bizzat kendim her kontrole geldiklerinde nasıl fırçalanması gerektiğini, en çok nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattım, inanın bugüne kadar binde 2-3 değişikliğe sebep olabildim. Ama yine de inatla devam ediyorum. İnsanımız genelde işin kolayına kaçıp her şeye mucize bir hap bulunup, bulunmadığını soruyor. Yanlış ve tehlikeli bir alışkanlığımızda her derde deva diye antibiyotik kullanılması.
Son yıllarda özellikle gençler arasında Hollanda’da aşırı bir çürük patlaması var. Bu durum Türk gençlerinde çok daha belirgin. Sebebi enerji içeceklerinin aşırı kullanılması ve diş bakımının yetersiz olması. Hollanda toplumuyla karşılaştıracak olursak ağız sağlığının bilincinde olan insan sayımız yüzde 25'i geçmez.
Diş bakımı esnasında hastalarınızla sohbet konunuz genellikle neler oluyor?
Her konuda sohbet ediyoruz. Sağlıktan, siyasetten buradaki Türk toplumunun sorunlarından Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş'tan tutunda Şemdinli’ye kadar konuşuyoruz. Herkesin konuşabileceği bir konuyu muhakkak bulup hastalarımla iletişim kurmaya çalışıyorum.
Geçenlerde değişik dallarda en başarılı kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği Zirvedekiler balosunda en başarılı İş Adımı Ödülü’nü Hollanda 2009 güzeli Deniz Akkoyun’un elinden aldınız. Bu ödüle layık görülmek nasıl bir duygu?
Böyle bir ödüle layık görülmek çok güzel bir duygu ama ben kendimi iş adamı olarak görmüyorum. Ben bir hekimim ve benim işim insanlara en iyi şekilde hizmet etmek. Azimli ve doğru çalışmanın karşılığında bir ödülle onurlandırılmak insana mutluluk veriyor. İşinizi iyi yaparsanız karşılığını da alırsınız. Bu durum her meslek ve branş için geçerlidir.
Toplam ne kadar müşteriniz var. Günlük kaç hastaya hizmet verebiliyorsunuz? Yoğun iş temponuz içersinde ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Aktif olarak 6000 hastam var. Günde ortalama 35 ile 50 hasta tedavi ediyorum. Bana gösterilen yoğun ilgi karşısında kapasitemin üstünde çalışmaya gayret ediyorum. Eşime ve çocuklarıma yeteri kadar vakit ayıramadığımın farkındayım. Bu durumun eksikliğini yaşıyorum ama bu benim hayat tarzım. Eşimle yıllar önce oturup konuştuk ve bazı karalar aldık. Bunun bir tanesi onun hoşgörü ve anlayışına sığınarak hasta kapasitemi büyütmem. Buna bağlı olarak yeni iş yerimize taşınarak klinimizi de büyüttük. Daha fazla görüşebilmek için ise evimi/ailemi yeni işyerimin bulunduğu muhite taşıdım.
Diş hekimliği dışında hobileriniz ve sevdiğiniz şeyler nelerdir?
Günlük gazeteleri ve son yayınlanan kitapları okumak, Türk halk müziği dinlemek (Hastalarım bunu iyi bilir) fırsat buldukça seyahat etmek ve portre çizmek.
Ben herkesin bu dünyaya bir görev için geldiğine inananlardanım, bu yüzden yaptığım iş ve insanlara hizmet hayatımın en büyük hobisi diyebilirim.
Sayın Kaya bu güzel sohbet için teşekkür ederim. Son olarak Hollanda’daki Türk toplumuna vermek istediğiniz mesajınız var mı?
Buradaki Türk toplumuna söylemek istediğim bazı şeyler var, onları şöyle sıralaya bilirim:
1- Lütfen çocuklarınızı okutun! Buradaki toplumun meslek sahibi, okumuş insanlara çok ihtiyacı var.
2- Dişlerinize ve genel vücut sağlığınıza gerekli ve yeterli özeni gösterin. Hollanda düzenli ağız kontrolü yapılabilen birkaç şanslı ülkeden birisi.
3- Kendinize ve çocuklarınıza düzenli olarak günlük fırçalama alışkanlığı kazandırın.
4- Zararlı yiyecek ve içeceklerden kaçının. Suyun ne kadar muhteşem bir içecek olduğunu keşfedin.
5- Diş tedavilerinin seçiminde sigorta ödemelerine göre değil kendinize en uygun tedaviyi seçin. Bazı tedavilerin geriye dönüşümü olmamaktadır.
6- Türkiye'de yaptıracağınız tedavilerden önce iyi bir tedavi planlaması yaptırın. Yanlış ve eksik tedavi sonrası burada zor durumda kalmayın. Hekimi seçerken için fiyatına değil, kalitesine dikkat edin. Tedavi sonrası hizmet bulmakta zorlanmayın. Çünkü yapılan çoğu tedaviden sonra bitip tükenmez daha büyük problemler başlayabilmektedir.
7- Televizyonda gördüğünüz reklamların veya ünlü kişilerin kurbanı olmayın.
8- Dişleriniz ağrıdığı zaman ağrı geçsin diye kurtarılabilinecek olan dişlerinizi çektirmeyin, mümkünse tedavi ettirin. Hiçbir hekimi kendi ana dişiniz gibi bir diş size yapamaz.
9- Sigorta formlarınızı gerçeğe uygun doldurun aksi takdirde başınıza yasal problem gelebilir.
Bu tavsiyelerim yıllar içinde yaşadığım olaylar neticesinde şekillendi. Herkese sağlıklı günler dilerim.
Röportaj : Mustafa Toga
Fotoğraf : Mukadder İzmirlioğlu