Anasayfa |  Yazarlar |  Kitap Dünyası |  Fokada'ya Gelen Yayınlar |  Fokadapedi |  Etkinlikler |  Haberler |  Çevre ve İklim |  İletişim | 


Tülin Dursun    

KORKMA İNSANCIK KORKMA
ÖNSÖZ ve BİR TANIŞMA ÖYKÜSÜ (1.Bölüm)


İletişim, İletişim Çatışmaları ve Empati Dersini okurken; kişiler arası iletişimin, globalleşen dünyamızda teknolojinin getirmiş olduğu duygusallıktan uzaklaşmayı hepimizin yaşadığının farkındalığına inat; iletişim kopukluğunu gidermesi açısından ne denli önemli bir gereksinim olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Bunun yanında da seçtiğim projede çok zorlandığımı anlatmalıyım. Öyle bir sunum hazırlamalıydım ki, tüm iletişim ve empati kurallarını içermeliydi. Edebiyatımızdan olması önemliydi. Amacım; herkes tarafından bilinen bir esere farklı gözle bakmak, onların bakış açılarına farklı boyutlar getirmekti.

Araştırmacı Yazar-Senaryo Yazarı-Hukukçu Turgut Özakman'ın "KORKMA İNSANCIK KORKMA" adlı romanını ilk okuduğumda çok ilginç bulmamdan ve belleğimde tarifsiz bir yer ettiğinden, ilk baskısını çaldırdığım kitabımın yerine hemen bir yenisini alarak ödevime başladım.

Projeye başladığımda gördüm ki; Sn. Özakman kitabında kahramanlarına tüm rolleri sergiletmiş. İletişimi, çatışmayı, empatiyi tüm konuları örnekleyerek beynimize sunmuştur. Bu benim işimi oldukça kolaylaştırmıştır.

Aklıma takılan bir yığın soru vardı. Bunlara yanıt bulamadan projeye başlamam olanaksızdı. Bu soruların yanıtlarını da ancak Sn. Özakman verebilirdi. Nasıl ulaşacaktım?

Sayın Bilgi Yayınevi yöneticilerine ulaştım. Birkaç saat sonra yazarın özel telefon numaraları elimdeydi. Üç, dört günüm heyecanla geçti. Sonunda kendilerine telefon açtım. Olmuştu işte!

Bir salı günü öğleden sonra yarım saatliğine gittiğim bu sessiz, beğeniyle döşenmiş evden, iki buçuk saat sonra neredeyse zorla ayrıldığımı söylemeliyim.

Bu güzel yürekli, iyimser, beyefendi insan az zamanda bana düşünceleriyle dünyayı verdiğini, ufkumu genişlettiğini acaba biliyor muydu? (Birbirlerinin varlıklarından haberi olmayan iki insanın, karşılaştıklarında bu kadar çok ortak duygu ve düşüncelerinin olması; bence kişiler arası iletişimi bireysellik ve bireysel akılları iletişimde dil ve dil ötesi yönünden tekrar gözden geçirmemizde yarar var düşüncesindeyim.)

Sayın Turgut Özakman eserini kırk yıla yakın bir zamanda yazdığını söylediğinde hiç de şaşırmadım. Sorularıma yanıtlar kısa ve özdü. Kitabı okuyan herkes kahraman olarak çocuğu görüyordu. Benim için ise; Tiya Eleni "gizli" kahramandı. Ben onlarca kişiye göre kitabı yudumlayamayan, idrak özürlü biriydim.
Yazarın kendi ağzından dökülen sözler beni doğruladığında çok mutluydum.

Beni meraklandıran en önemli şeyin tüm bu yazılanların yazarımızın kendi öyküsü olup, olmadığıydı? Bakırköy'de yaşadığı, bire bir olmasa da, kitabındaki çocuğa benzer bir yaşamı olmuştu. Bir "Tiya Eleni" hiç olmamıştı. Düş kırıklığına uğradığımı söylemeliyim. (Benim gibi düşünenler olmalı ki, yazarımıza aktarılan birçok olay var. Bunlar yazarımız tarafından belki bir gün anlatılır. Anlatıldığında da yazarın okuyucu kitlesinin bu kitabı ne kadar yaşayarak okuduğunu anlamış oluruz kanısındayım.)

Evet!

Tiya Eleni; küçücük bir çocuğun annesi, babası, ablası, yengesi, ilk aşkı, sevgilisi, hizmetçisi, karısı ve her şeyi; dünyası...

İşte bu kitabı incelemek demek; Tiya Eleni'yi ve Reis'i anlamak, yaşamak demektir. Bu ikili arasındaki iletişim, diğerleriyle olan çatışmalar, okuyucunun onlara duyduğu empati kitabı "KİTAP" yapmıştır.

Keşke Sayın Özakman Tiya Eleni'yi öldürmeseydi de; Reis'in Tiya Eleni'yi yaşatma uğraşını hep beraber görseydik. Ya da hayallerimizde başka öyküler uydursaydık!

Elinize, yüreğinize, aklınıza, yıllarınıza sağlık Sayın Hoca'm!

Dipnot: Bu yazının devamını 2. bölümde okuyabilirsiniz.


Tülin Dursun




Yayın Tarihi: 30.12.2008       Okunma:[226]  

   Takvim   
Bugün Git
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cmt Pzr
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   
Bugün:  9 Eylül 2010



* Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.



Copyright © Mart 2007, Fokada
Tüm Hakları Saklıdır