Anasayfa |  Yazarlar |  Kitap Dünyası |  Fokada'ya Gelen Yayınlar |  Fokadapedi |  Etkinlikler |  Haberler |  Çevre ve İklim |  İletişim | 


ömer günay    

ÇATALHÖYÜK ve DÜDÜKLÜ TENCERE

Çatalhöyük’de MÖ 7050 ile MÖ 6800 yılları arasında ilk çanak çömlek kullanılmaya başlanmıştır.Ancak bunlar ilk olarak pişirme aracı olarak değil, daha çok keçi, koyun gibi küçükbaş hayvanların yağlarını saklamak üzere kullanılmışlardır.Çanak çömlekler cilalı olmalarına karşılık , boyanmamışlardır. Yemek pişirmeyi öğrenmeleri için bize göre şu anda çok uzun gelen bir sürenin geçmesi gerekecektir. İlk çanak çömlekler organik katkılı (karbon bileşimli) olduklarından ateşe dayanamadıklarını söyleyebiliriz. Devamında, seramik çamurunda kum katkısının artırılması ile ateşe dayanıklı hale getirilmiş ve içinde yemek pişirilecek dayanıklılığa ulaşmış olabilir. Bu gelişim MÖ 6500 yılında başlamıştır.

Çatalhöyük’te yemek pişirmenin, çanak çömlekte yemek pişirme döneminden önce kil toplarla yapıldığı rapor edilmiştir. Sonya Atalay bu konu üzerinde çalışmış. Kazılarda, her evde bulunan fırınların hemen yanında gizli bölmelerde orta ve büyük boylarda kil topaklar bulunmuştur. Evlerde yemek pişirilirken kullanıldığı açıkça belli olan yuvarlak topların pek azı boyanmıştır.

Kil toplar, en çok koyun ve keçilerden çıkarılan yağların pişirilmesinde kullanılır. En erken tabakalarda ısıtılan kil toplar daha sonra sepete ya da başka bir kaba konarak sıvı yada katı yiyeceklerin pişirmesi sağlanırdı. Isıtılmış kil toplarla ısı geçişi yardımıyla hızlı ve etkili pişirme yapılabilse de topları değiştirip yeniden ısıtmak gerektiğinden, bu işlem başından sonuna kadar gözlemlenmeli idi. Oysa yiyecekleri çanak çömlekte pişirmeye başlamak, pişen yemeğin başında durma gereğini biraz olsun azaltmıştır. Böylece insanlar başka işler yapmaya zaman bulabiliyorlardı. Aynı yakınlığı insanlarla sepetler ve tahta kaplar için kurmak, o kadar kolay olmasa gerek. Böylece insanlar kum katkılı çanak çömleklere güveni artmış ve günlük yaşamında daha çok kullanmaya başlamışlardır.

Düdüklü tencerenin bulunması ise 1679 yılında olmuştur. Fransız fizikçi Denis Papin düdüklü tencerede yaptığı ilk yemeğini ise Papin Krallık Cemiyeti üyelerine sundu.

Sizce, Papin’in Çatalhöyük’te yaşayanlara bir onur borcu yok mudur? Ya da “medeniyetin beşiği Anadolu’dur” demem haksızlık olur mu?


ömer günay




Yayın Tarihi: 12.10.2008       Okunma:[219]  

   Takvim   
Bugün Git
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cmt Pzr
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   
Bugün:  8 Eylül 2010



* Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.



Copyright © Mart 2007, Fokada
Tüm Hakları Saklıdır